AyetSûreler

Ankebût Sûresi 14. Âyet

Mekke · Cüz 20 · Sayfa 397

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمۡ أَلۡفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمۡسِينَ عَامࣰا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمۡ ظَٰلِمُونَ ۝١٤

Andolsun ki Nuh’u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِهٖ – Yukarıda «وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْ» buyurulduğu için burada onun bir kaç misali gösterilecektir. Onun için bu «vav» kasem değil, oraya atıftır. فَلَبِثَ فٖيهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْسٖينَ عَامًا derken içlerinde bin seneden elli yıl eksik durdu - elli yılı yok bin sene, dokuz yüz elli sene eder. Kazıy Beyzavî derki galiba bu ta’birin ıhtiyar edilmesi tamamiyle adede delâlet içindir. Çünkü dokuz yüz elli takribî olarak da söylenebilir, bir de bin ismini zikretmekte muhataba müddetin uzunluğunu tehayyül ettirmek vardır. Çünkü kıssadan maksud Resulullaha tesliye ve kâfirlerden gördüğü meşakkatlere karşı mücahedesinde tesbittir. Rivayet olunduğuna göre Nuh, kırk yaşında ba’s olunmuş dokuz yüz elli sene kavmini da’vet etmiş, tufandan sonra da altmış sene yaşamıştır.