Ahkâf Sûresi 16. Âyet
Mekke · Cüz 26 · Sayfa 504
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنۡهُمۡ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّـَٔاتِهِمۡ فِيٓ أَصۡحَٰبِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَعۡدَ ٱلصِّدۡقِ ٱلَّذِي كَانُواْ يُوعَدُونَ ١٦
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اُولٰٓئِكَ işte bunlar - böyle bu güzel evsaf ile muttasıf olan muhsin, şâkir insanlar الَّذٖينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّئَاتِهِمْ فٖٓى اَصْحَابِ الْجَنَّةِ o eshabı Cennet içinde, ya’ni iyman ve istikametleri hasebiyle haklarında «اُولٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِدٖينَ فٖيهَا جَزَآءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ» buyurulan ve kendilerine Kıyâmet günü havf-ü huzn olmıyan ehli Cennet içinde öyle mümtaz kimselerdir ki kendilerinden amellerinin en güzelini kabullanırız ve günahlarından geçeriz - burada «اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا» ta’biri hakkında müfessirînin iki kavli vardır. Birisi «ahsen», «hasen» ma’nâsınadır denilmiş, birisi de «ahsen» den murad mubahın mâfevkı olan taâttır ki mendub ve vacibe şamildir. Zira mubah, çirkin değil, hasendir. Lâkin ona sevab ve ıkab terettüb etmez اه. Fakat zâhir olan şudur ki bunların seyyiatlarından geçilmiş olduğu gibi alel’âde hasenatları da onlara keffaret gibi olarak Cennetteki mertebeleri en güzel amellerine göre olmasıdır. Burada Mücâhidden Taberî, Hazreti Ebî Bekirin Ömere olan vasıyyetini nakleder şöyle ki: Hazreti Ebi Bekir Hazreti Ömeri radıyallahü anhüma çağırdı da ona dedi ki ben sana bir vasıyyet edeceğim onu iyi hıfzedesin, Allahın gecede bir hakkı vardır, onu gündüzün kabul etmez ve gündüzün bir hakkı vardır, onu da gece kabul etmez, bizim hiç birimiz için farzı eda etmedikçe nafile yoktur. Kıyamet günü mizanları ağır gelenlerin mîzanlarının ağır gelmesi hep Dünyada hakka ittiba’ları ve onun onlara ağır gelmesi sebebiyledir. Haktan başka bir şey konmıyan bir mîzanın ağır gelmesi ise hakkıdır. Kıyamet günü mizanları hafif gelenlerin mîzanlarının hafif gelmesi de Dünyada batıla tâbi’ olmalarından ve onun onlara hafif gelmesindendir. Batılden başka bir şey konmıyan bir mîzanın hafif gelmesi de hakkıdır. Görmez misin Allah tealâ Ehli Cenneti en güzel amelleriyle zikretmiştir. Onun için bir kail der ki benim amelim bunların ameline nerede irişecek? Onun sebebi: çünkü Allah tealâ onların kötü amellerinden geçmiştir de onları ızhar etmez ve görmez misin Allah tealâ Ehli narı en kötü amelleriyle anmıştır da bir kail der ki ben amelce onlardan iyiyimdir, onun sebebi çünkü Allah tealâ onların en güzel amellerini kendilerine reddetmiştir. Görmez misin Allah tealâ şiddet âyetini rızâ âyetinin yanında ve rızâ âyetini şiddet âyetinin yanında indirmiştir ki mü’min hem ümidli hem saygılı olsun da kendi eliyle tehlükeye atılmasın ve Allaha karşı hakk olmıyan bir kuruntuya kapılmasın. اه.